20 Temmuz 2025 Pazar

KAYBOLAN KULAKLAR MI, İNSANLIK MI?

 


Günümüzün en büyük dertlerinden biri de zorbalık, hatta dilimize bile bu sözcükten türetilen zorbalamak eylemi yerleşmiş durumda. İşte böyle hassas bir toplumsal konuyu kimseye parmak sallamadan, ders verici bir üsluptan sıyrılarak ele almayı başarmış Dilge Güney Tudem’den yayımlanan “Kayıp Kulak Vakası” adlı kitabında.

Kitabın ana karakteri ailesinden yeterli ve sağlıklı ilgiyi göremeyen 11 yaşındaki Vivi, okulda da kulaklarından dolayı alaylar ve hakaretlerle boğuşmaktadır. Çareyi kulaklarını saklamakta bulur ancak okulun müdür yardımcısı Vivi’nin ailesini okula çağırıp okulunda kulaksız bir öğrenciyi istemediklerini, ertesi güne dek ailenin Vivi’nin kulakları olduğunu kanıtlamasını ister. Anne ve baba Vivi’nin kulakları olduğunu kanıtlama derdine düşerken bizler de meselenin “kulak”tan daha ötesinde bir sorun olduğunu görüyoruz.

Ailelerin kendi dertlerine düşüp çocuklarıyla sağlıklı iletişim kuramaması, çocukların birbirlerine acımasız davranması, eğitimcilerin sorunları empati anlayışından yoksun çözmeye çalışmaları gibi sıkıntılı konuları her zamanki gibi kimseyi incitmeden, en önemlisi de ders vermeye çalışmadan, artık kendini kanıtlamış ve her yapıtında çizgisini aşarak ilerleyen üslubuyla başarılı bir şekilde vermeyi başarmış Güney. Hem çocukların hem de gençlerin seviyesine, edebi nitelikten ödün vermeden inip onları yukarıya taşımayı başarabilmek de çok önemli bir meziyet.  

Bir çocuk romanı olduğuna takılmayın; tüm yetişkinlerin “bile” demeyeceğim, “mutlaka” okuması gereken bir kitap Kayıp Kulak Vakası. Özellikle ebeveynlerin üzerinde düşünüp ders çıkararak okumalarını diliyorum.

 

Kayıp Kulak Vakası, Dilge Güney, Tudem, İzmir, 2024.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder